DataPaylaşım Haber
Ana Sayfa Son Dakika Gündem Düziçi Osmaniye Ekonomi Politika Dünya Spor Sağlık Eğitim Bilim Teknoloji Yaşam Kültür Sanat Magazin Otomobil Çiftçi Turizm Genel Düziçi Yöresel Röportajlar Borsa Astroloji Biyografi Rüya Tabirleri Taziyeler Firma Rehberi Seri İlanlar Yazarlar Haber Ara Rüya Tabirleri Taziyeler Biyografiler Seri İlanlar Firma Rehberi Etkinlikler Anketler Nöbetçi Eczaneler Foto Galeri WebTV Üye Girişi
25 Şubat 2026, Çarşamba --:--
DOLAR -
EURO -
ALTIN -
Reklam Alanı (468x60)
SON DAKİKA
Köşe Yazısı

Bipolar Bozukluk (Manik-Depresif Bozukluk) ve Gogol

Oğuzhan Bahar
Oğuzhan Bahar Köşe Yazarı
2 dk 0

Sevgili Düziçihaber okuyucuları, size bir yazardan bahsedeceğim.

Bu yazar 200 yıl önce Rusya'da yaşamış, romanlar yazmış. Yazdığı romanlara Dostoyevski, Turgenyev gibi en meşhur yazarlar "Hepimiz biz onun hikayelerinden çıktık." demişler.

Ama bu yazarın bir hastalığı vardı. Bipolar bozukluk. Tabii 200 yıl önce böyle bir hastalık bilinmediği için kimse yardımcı olamadı ona. 

Bipolar bozukluk hastalığından bahsedeyim size sonra yazarımızın hayatını nasıl etkilemiş ona geçeriz.

Bipolar bozukluk kişinin ruh halini, günlük aktivitelerini, ilişkilerini, her şeyini etkileyen bir durumdur. Adından da anlaşılacağı gibi bu ruhsal sıkıntıya sahip kişiler iki duygu-durum arasında gidip gelirler. Bazı günler bir uç olan Manik Dönemi yaşarlar ve o günlerde çok hiperaktif, çok neşeli olurlar. Sabırsız olurlar, hızlı konuşurlar ve cinsel yönden aşırı istekli davranırlar. Kendilerini her şeye gücü yeten biri gibi hissederler. Ama bazı günlerde ise depresif döneme girerler ve bu ağır depresif dönemlerinde dış dünyaya kendilerini kapatıp, çok mutsuz ve hiçbir şeye gücü yetmez gibi hissederler. Yorgun olurlar, keyifsiz iştahsız olurlar. Özellikle bu dönemlerde intihara bile meyilli olurlar. Öyle ki; bu ruhsal sıkıntı, intihar oranının en çok yaşandığı hastalıktır.

Kişilerin, ailelerinin ve çevrelerinin bu hastalığı yaşayan kişilere karşı çok dikkatli ve özenli olması gerekir. Tedavilerini aksatmamaları için hep yanlarında olmaları gerekir. Siz de bu hastalığın kendinizde veya yakınınızda olduğunu düşünüyorsanız mutlaka bir uzmandan destek almalısınız.

Gelelim bu hastalığı sonuna kadar yaşamış yazarımız Gogol'a. Hastalığının depresif döneminde son yazdığı kitabın tüm notlarını ateşe atmış ve yakmıştır. Yanındakiler ateşe resmen atlayarak hemen sayfaları kurtarmaya çalışsa da kitabın büyük çoğunluğu eksik kalmıştır.

 Dindar bir adamdır Gogol. Kitabını yaktıktan sonra 15 gün ağzına ne yemek ne içecek hiçbir şey koymamış ve oruç tuttuğunu söyleyerek, kendini öldürmenin günah olduğunu bildiği için kendini bu şekilde ölüme mahkûm etmiştir. Orucu esnasında zayıf düşen bedeni hayata gözlerini yumar. Ondan geriye, 200 yıl sonra bile okunan onlarca hikâyesi ve eksik kalmış olsa bile mükemmel olan "Ölü Canlar" romanı kalır.

Bu yazıyı paylaş:
Oğuzhan Bahar
Köşe Yazarı Oğuzhan Bahar Köşe Yazarı
3 yazı

Yorumlar 0

Yorum Yaz

Düşüncelerinizi paylaşın. Onay sonrası yayınlanır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!